Yeni ve Eski Ölçü Birimleri
Uzunluk Ölçüleri
Metrenin Katları ve Askatları

Metrenin askatları:
Mili metre
Santimetre
Desimetre

Katları:
Dekametre
Hektometre
Kilometre

Sıvı Ölçüleri
Benzin, süt ve su gibi akıcı maddeler, litre ile ölçülür. Sıvı ölçüsünün temel birimi “litre” dir , “lt” ile gösterilir.1 litre sıvının hacmi 1 dm3 tür.

Litrenin Katları ve Askatları
Mililitre
Santilitre
Desilitre

Katları:
Dekalitre
Hektolitre
Kilolitre

Osmanlılarda Eski Uzunluk Ölçü Birimleri

Uzunluk Ölçü Birimleri
Osmanlı İmparatorluğu zamanında 75,8 cm’lik zirai mimari (veya sadece zirai), 68 cm uzunluğundaki çarşı arşını vardı. Daha sonra ipekli fiyatlarının artması dolayısı ile fiyatı yükseltme yerine ölçü birimi kısaltılarak 65 cm’lik Fars kökenli endaze birimi kullanıldı. III. Selim abanoz ağacından bir prototip olarak 1 zirai mimari yaptırdı. Bunun bir tarafı 24 parmağa ve her parmak 10 hat’ta bölündü. Böylelikle bu bölümle basımevinde kullanılan punto büyüklükleri de alınabilecekti. Diğer tarafı sadece 20 eşit parçaya bölündü. Zirai mimari, arşın ve endaze ölçü birimlerinin ast ve üst katları aşağıda gösterilmiştir.

1 zirai mimari = zirai = mimari arşını = 2 ayak (kadem) = 0,75774 m = 24 parmak = 288 hat = 3456 nokta
(yol, sokak uzunluğu, bina yüksekliği vb. için)
• 1 parmak = 12 hat = 0,03157 m
• 1 hat = 12 nokta = 0,00263 m
• 1 nokta = 0,00022 m
• 1 kulaç = 2,5 zirai =1,895 m (ip boyu, su derinliği, kuyu derinliği vb. için)
• 1 kara mili = 2500 zirai = 1895 m (kara yolculuğundaki mesafeler için)
• 1 fersah = 3 mil = 7500 zirai = 5685 m
• 1 berid (menzil) = 4 fersah = 12 mil = 30900 arşın = 22740 m
• 1 merhale = 2 berid = 45480 m
• 1 çarşı arşını = 8 rubu (urup) = 0,680 m (kumaş için)
• 1 rubu = 2 kirah = 0,085 m
• 1 kirah = 0,0425 m
• 1 endaze = 8 rubu (urup) = 0,650 m (artan ipekli fiyatlarına karşılık konulan ölçü birimi)

Uzunluk ölçü birimlerinde ters dönüşümler:
• 1 m = 1,319261 zirai = 1 zirai + 7 parmak + 7 hat + 10,8 nokta = 31,656 parmak
• 1 m = 0,5130740 kulaç = 3 ayak + 11,296 hat
• 1 km = 0,5276 mil
• 1 m = 1,470588 arşın = 1 arşın + 3 rubu +1,5 kirah
• 1 m = 1,538462 endaze = 1 endaze + 4 rubu + 0,6 kirah

Eski Alan Ölçü Birimleri
• 1 arşın (zirai) ²= 0,57417 m²= 4 ayak²
• 1 dönüm (yeni) = 2500 m²
• 1 dönüm (büyük) = 2720 m²
• 1 dönüm (atik) = 4 evlek = 1600 zirai² = 918,672 m² (bir kenarı 40 arşın (zirai) olan kare)
• 1 atik evlek = 400 arşın²= 229,668 m²
• 1 yeni evlek = 100 m²
• 1 cerip = 3600 zirai²= 2067,012 m²
• 1 ayak² = 144 parmak²= 0,14354 m²
• 1 parmak² = 144 hat²= 0,00099751 m²
• 1 hat² = 144 nokta²= 0,000006927 m²
• 1 çarşı arşın² = 0,46240 m²
• 1 urup² = 0,007225 m²
• 1 kirah² = 0,0018062 m²
• 1 endaze² = 0,422500 m²
• 1 urup² = 0,0066015 m²
• 1 kirah² = 0,0016504 m²

Alan Ölçü Birimlerinde Ters Dönüşümler
• 1 m² = 1,740450 zirai²= 1 zirai²+ 426 parmak² + 71,89 hat²
• 1 m² = 2,162629 çarşı arşın² + 2 arşın² + 10 rubu² + 1,63 kirah²
• 1 m² = 2,366887 endaze² + 2 endaze² + 23 rubu² + 1,9 kirah²
• 1 ar = 0,1087781 dönüm = 174 zirai² + 25 parmak² + 133,24 hat²

Eski Ağırlık Ölçü Birimleri
Ağırlık ölçü birimi de uzunluk ölçü birimi gibi farklılıklar gösteriyordu. Şimdi kullanılan ağırlık birimi kilogram olup 0 derecede bir desimetreküp suyun ağırlığı olarak tanımlanmış ve Uluslararası Ölçü ve Ağırlık Birliğinden Türkiye’ye bir örnek verilmiştir.

1874 yılı iridyumlu platin alaşımından 1928/29 da yapılmış olan 42 nolu Türkiye milli kilogram prototipinin kullanılmasında gösterilen dikkatsizlik ve özensizlikten dolayı bozulduğunun anlaşılması üzerine 1953 yılında yapılan 54 numaralı prototipi ile değiştirilmiştir.
• 1 okka (kıyye) = 400 dirhem = 1282,945 gr (1280 gr)
• 6 kıyye = 1 batman = 7,544 kg
• 44 kıyye = 1 kantar = 100 ludre = 56,320 kg
• 4 kantar = 1 çeki = 176 kıyye = 225,798 kg
• 1 kg = 312,5 dirhem = 0,781257 kıyye (okka)
• 1 kg = 0 okka + 311 dirhem + 12,5225 kırat
• 1 tonilato = 1000 kg = 4 çeki + 1 kantar + 37,4 okka
• 1 tonilato = 17 kantar + 31 okka + 183 dirhem
• 1,5 dirhem = 1 miskal = 4,8 gr
• 1 dirhem = 4 dünük = 3,2 gr
• 1 dünük = 4 kırat
• 1 kırat = 4 bakray = 1/24 misgal
• 1 bakray = 4 fitil
• 1 fitil = 2 nekir
• 1 nekir = 2 kıtmir
• 1 kıtmir = 2 zerre

Kullanıldığı yere göre değişen alan ölçü birimleri
Afyon
1 dönüm 2000,00 m² İzmir
1 satraç 0,57417 m²

Ankara
1 mucur 32,3544 m² Karapınar 1 çiftçi dönümü 2500,00 m²
1 şinik 129,1883 m² 1 yeni dönüm 2025,00 m²
1 yarım 516,753 m² 1 hükümetdönümü 1000,00 m²

Aydın
1 satraç 0,57417 m² K.Maraş
1 çiftlik 3000,00 m²

Arhavi
1 kıye 150,00 m² Kelkit 1 kile 918,672 m²

Bursa
1 muzur 4643,36 m² Niksar 1/2 tenekebuğday 1300,00 m²
Çumra 1 dönüm 2500,00 m² Reşadiye
1 kil 2067,75 m²
1 havayi 17 litre 1 kot 459,00 m²

Elazığ
1 kot 57,417 m² 1 evlek 229,75 m²
1 ölçek=4 kot 229,668 m² Samsun
1 kil 918,672 m²
1 urub (rubu) 918,672 m² Çarşamba
1 kesim 2765,0 m²
1 kil 3674,688 m² 1 kesim 2025,0 m²

Eskişehir
1 araba ot 4-6 dönüm Terme
1 kesim 3600,00 m²

Erzurum
1 batman 459,336 m² Alaçam 1 kabak 8000,00 m²

Ermenek
1 kutu 4,5-5 kg Sivas
1 ölçek 918,672 m²

Gaziantep
1 kile 160-170 kg 1 evlek 229,668 m²
1 timin 1/8 kile 1 kile 12861,408 m²

Giresun
1 kod 1500,00 m² Tokat
1 rublağ 1837,344 m²
1 kıye 2500,00 m² Trabzon
1 kot 1200,00 m²
1 karış 20 cm² Ş.Urfa
1 timin 1837,344 m²
Hadim 1 mandal 30-40 m² 1 kile 14698,752 m²
1 evlek 250,00 m² 1 ölçek 918,672 m²
1 dönüm 1435,4247 m² Yozgat
1 kile 918,672 m²
İstanbul
1 kile 1837,344 m² 1 çerik 150,00 m²
1 müd 36746,88 m²

Metrik Sisteme Geçiş
Osmanlıların metrik sisteme geçiş süreci, Sultan Abdülaziz döneminde, 20 Cemaziyelahir 1286 (1869) tarihli bir hatt-ı humayun ve kanunnameyle başlamıştır. Bu kanunnamede uzunluk ölçü birimi olarak metre kabul edilmiş ve eski ölçülere uygun bir adlandırma kaygısıyla metre için “zira-ı a’şarî” deyimi kullanılmıştır.

Bu değişiklikle birlikte, arazi ölçü birimi olarak ‘ar’, hacim ölçüsü olarak “öşr-i ziya küp” yani ‘desimetre küp’, birim karşılığı olarak litre, ağırlık ölçüsü olarak da “dirhem-i aşarî” ya da ‘gram’ kabul edilmiştir. Osmanlı Devletinde kullanılacak metre cinsinden bütün ölçülere örnek olmak üzere platinden bir “zira-ı a’şarî” ve bir kilo ağırlığına eşit bir “vukıyye-i aşariyye” imal ettirilip Hazine-i Hümayun’da saklanması, yasanın ikinci ve yedinci maddeleriyle emredilmiştir. Bu arada yasanın resmi işlemlerde Mart 1287′den (1870) itibaren geçerli olacağı, halkın Mart 1290′a (1873) kadar eski ve yeni ölçüleri birlikte kullanabileceği, bu tarihten sonra eski ölçülerin bütünüyle yasaklanacağı da belirtilmiştir.

Sultan Abdülaziz döneminin bu çabaları, metrik sisteme geçişte yeterli olmamış, kapsamlı bir geçiş, Sultan II: Abdülhamid’in 1881 tarihli kanunnamesiyle gerçekleşebilmiş ve metrik ağırlıklara 1883 tarihinden sonra damga vurulmaya başlanmıştır. Bütün bunlara rağmen 1895 tarihinde (1313 H.) bir kez daha geri dönüldüğü ve Osmanlı topraklarında bir süre daha dirhem kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Metrik sisteme son ve kesin geçişse, ancak Cumhuriyet’in kurulmasından sonra 26 Mart 1931′de çıkartılan “Ölçü Kanunu”yla sağlanabilmiştir.

Eski Ölçme Araçları
İnsanlar ilk zamanlardan beri yaşamları boyunca uzunluk ölçme gereksinimini duymuşlar ve bu amaç için ölçü birimlerini parmak, karış, ayak, adım, kulaç gibi vücut organlarından üretmişlerdir. Bu ölçü birimlerinin onluk sistemde olmayan katlarını veya askatlarını da yerine göre daha büyük veya daha küçük ölçülerde kullanmışlardır.

Parmak, ayak ve adımdan başka vücut ölçülerinden “Elle” özellikle terziler arasında kumaş ölçüleri için rağbet buldu. Bizde eski ölçülerden arşına karşılık gelen bu uzunluk orta parmak ucundan dirseğe (bazı yerlerde omuza) kadardır.

Kolları açılmış bir insanın iki elinin parmakları arasındaki uzunluğa 1 kulaç denmiştir . 1.80-1.90 m arasında ve 6 ayak olarak kabul edilen bu uzunluk daha çok su, kuyu, deniz derinlikleri, ip uzunluğu için kullanılmıştır.

Kısaca özetlenirse metrik sistemden önce ölçülecek her objeye göre ayrı birim kullanmak adet haline gelmişti. Kumaş için başka, sokak uzunluğu için başka, bina yüksekliği için başka, kuyu veya su derinliği için başka, yol uzunluğu için daha başka birimler kullanılıyordu.

Aynı birimin çeşitli ülkelerde hatta aynı bir ülkenin çeşitli yörelerinde farklı uzunlukta olması, bunların da kendi aralarında 10 luk olmayan bir sistemde büyüyüp küçülmesi, bunlarla ilgili hesapları oldukça zorlaştırıyordu.

Ama yine de toplumlar arasındaki ilişkilerin yoğun olmaması dolayısı ile bu farklılıklar fazla rahatsızlık vermiyordu.

Ne zaman ülkeler ve toplumlar arasındaki ilişkiler çoğaldı, başka bir deyişle global dünya kavramı ortaya çıkarak göreceli anlamda dünya küçüldü o zaman ölçü birimlerinin bu farklılıkları özellikle 18. yüzyıl sonlarında rahatsız edici boyutlara ulaştı ve gerek ticari hayatta ve gerek bilimsel alanda ortak bir uzunluk birimi kullanma gereği kendiliğinden ortaya çıktı.

Bu fikir daha önceleri de çeşitli Fransa kralları hükümetleri zamanında da düşünülmüştü. Nitekim HUYGENS (1629-1695), 1664 de saniye sarkacı boyunun 3 ayak olarak uzunluk birimi kabul edilmesini önermişti.

Bu uzunluk daha sonraları Peru’da meridyen boyu ölçen BOUGUER (1698-1758) ve LACONDAMIN (1701-1774) tarafından da önerilmiştir. Bu nedenle Paris’te yapılan ölçü birimi saptanması toplantısında saniye sarkacının boyu ölçü birimi olarak yinelenmiştir.

Tartı ve ölçü sistemleri, tarım ürünlerinin tartılması, arazilerin ölçülmesi ya da ticaret işlemlerinin standartlaştırılması amacıyla önce Mısır ve Babil’de geliştirilmiştir. İlk terazinin İ.Ö. 3500′lerde Mısırlılar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Eski Yunan ve Roma dönemlerinde de terazi, kantar, ölçek ve cetvel gibi aygıtların ve ağırlıkların yaygın olarak kullanıldığı, günümüze ulaşan örneklerden anlaşılmaktadır.

Kantar Ağırlığı, 1911 tarihli. İçi kurşun doldurulmuş pirinç.

Tarih öncesi dönemlerde yaygın olarak kullanılan hayvan, özellikle de uyuyan ördek biçimindeki ağırlıklar, değişik büyüklüklerdedir ve geriye dönük başları, kabartma ve kazıma tekniğiyle biçimlendirilmiştir. Hematitin yanısıra beyaz ve krem rengi kaya kristalinden yapılmış örneklere de rastlanır. İ.Ö. 2000-1000 yıllarına tarihlendirilen bu ağırlıkların alt bölümlerinde sahibinin kimliğini belirttiği düşünülen, oyularak işlenmiş kompozisyonlar görülür.

Anadolu’nun diğer merkezlerinde de örnekleri görülen bu ağırlıklar, Önasya ülkelerinde o dönemde geçerli olan mina, şekel gibi ağırlık birimlerinin karşılığı olarak üretilmiş olmalıdır. Kurşun ve taş ağırlıkların kefeli tartı aletlerinde, yani terazilerde kullanılmış olduğu, gerek araştırmalarda ele geçen tunç kefe örneklerinden gerekse İ.Ö. 1900′lere tarihlenen eski Babil üslubu bir silindir mühür baskısından anlaşılmaktadır. Eski Asur Ticaret Kolonileri çağında ayrıca, değişim aracı olarak, tartılarak satılan gümüş külçelerin ya da işaretli çubukların da kullanıldığı bilinmektedir.

Kantar ağırlığı.
Aelia Eudocia. Bizans dönemi. Pirinç içine kurşun doldurulmuş

Kalkolitik Çağ sonlarında Anadolu’da yoğun olarak metal kullanılmaya başlaması, bölgede ticari ilişkilerin geliştiğini göstermekte, okunan ticaret belgelerinden Anadolu’da Mezopotamya kökenli ağırlık birimlerinin kullanıldıkları anlaşılmaktadır.
Anadolu’da Asur Kolonileri Çağı öncesinde ölçü ve tartıyla aygıtlarının varlığı kesin olarak bilinmemekte, ancak ele geçen bazı ölçekli değerli metal buluntuların, ölçü ya da değiş-tokuş birimleri olarak kullanıldığı sanılmaktadır.

Örneğin Troya’da ele geçen küçük altın külçeleri ve özellikle ölçekli çubuklar, ölçüye dayalı bir ticaretin açık kanıtları olarak kabul edilebilir. Hititler de, başka Önasya kavimleri gibi, değişim aracı olarak demir, bronz çubuklar ya da gümüş külçeler kullanmışlardır. Bu belirli ağırlık ve boyutlardaki halka ya da çubuk biçimi gümüş külçelerin yanısıra, önceki dönemlerde olduğu gibi hematit ağırlıkların, ağırlık birimi olarak da Babil kökenli şekel ve mina’nın kullanılması sürdürülmüştür.

Bronz mina
Antik Yunan Çağında Atina çevresinde uygulanan Solon yasalarının, Anadolu’da da geçerli olduğu düşünülmektedir. Büyük yasa koyucusu Solon, ağırlık birimi ‘talent’i (Yunancası: talanton) para birimi talentden üç mina daha ağır yaparak, aradaki farkı ağırlık talentinin birimlerine paylaştırmıştır. Bu birim stater’dir (873,2 gram) ve eski sikkeye yani ‘didrahmi’ye denk sayılacak bir ağırlık birimidir; ayrıca askatları vardır.

Yunanlılar ağırlık birimi olarak genelde talanton ve mna kullanıyorlardı, ama bunların ağırlığı her yerde aynı değildi. Örneğin Solon’dan sonra Atina’da alışverişte kullanılan talent 36,39 kilogramdı. Para birimi olarak ağırlığı ise 25,92 kilogramdı. Talanton’un altmışta biri de mna’ydı (436,60 gram). Eski Yunanlıların kullandığı başlıca sıvı hacim ölçüleri, katule (0,27 litre) ve amphora’dır (19,44 litre). Katı maddeler için hacim ölçüsü olarak da khoniks (1,08 litre) ve medimnos (51,84 litre) kullanılmıştır.

“Tarihin Babası” olarak anılan Halikarnassos’lu Herodotos’un ünlü Tarih’inde, Antik Yunan çağında Anadolu’da kullanılan uzunluk ölçülerinin hemen hepsini buluruz:

Ayak: 0,296 metre
Parmak: ayağın on altıda biri, 0,0185 metre
Dirsek: birbuçuk ayak, 0,444metre
Kulaç: 6 ayak ya da 4 dirsek, 1,776 metre
Plethron: 100 ayak
Stadion: 600 ayak; Atina stadion’u 77,6 metredir.
Palma: 4 Palma 1 ayak, 6 Palma 1 dirsektir
Skenes: (Mısır ölçüsü) 60 stadion’a eşittir; yani 1 skenes 10 kilometre, 656 metredir.
Parasang (İran ölçüsü) 30 stadion’a eşittir, yani 5 kilometre, 328 metredir.

Roma-Bizans Kantarları ve Terazileri
Tartı aygıtı olarak, antik dönemde terazi (libra), Roma ve Bizans dönemlerinde terazi ve kantar (statera) birlikte kullanılmıştır. Kantar, kare kesitli bir kantar kolu, kol üstünde hareket edebilen bir topuz ve tartılacak nesnenin asıldığı kancalardan oluşur. Kantar kolunun üç yüzü, belirli bir ölçü sistemine göre çentiklerle eşit bölümlere ayrılmış ve böylece hafif, orta ve çok ağır olmak üzere üç tür yük de aynı terazi ile tartılabilmiştir.

Terazi ise, eksende dikey durması gereken bir kolu olan yatay bir çubuğun iki ucuna, eşit uzunlukta ipek ipliklerle asılı iki küçük kefeden oluşur. Daha çok değerli madenlerin, sikke gibi hafif malzemelerin tartılmasında kullanılmıştır.

Müze ve özel koleksiyonlardaki örneklerden, Roma ve Bizans dönemlerinden yakın dönemlere (günümüzden yaklaşık yirmi yıl öncesine) dek kullanılan kantarın, uygarlıklar boyunca ufak değişimlerle uğradığı anlaşılmaktadır. Örneğin Roma ve Bizans ta kantarın üç çengeli varken, Selçuklu ve Osmanlılarda ikiye indirilmiştir. Teraziyse günümüze kadar hiç değişmeden gelmiştir ve bugün de aynı biçimde kullanılmaktadır.

Bizans Kantar Ağırlıkları
Tartı aletlerinde olduğu gibi ağırlıklarda da karşımıza iki tip çıkar: kantarla kullanılan büst biçimli ağırlıklar ve terazi kefesinde kullanılan düz ağırlıklar. Günümüze ulaşan ve 5.-7. yüzyıllar arasına tarihlenen çok sayıda ağırlığın ilk örnekleri Roma döneminde üretilmiştir.

Çokgen prizma, büst veya küçük heykel biçiminde ve çeşitli boyutta ağırlıkları olan bronz kantarlar, kolay taşınabilir olmaları nedeniyle pek çok ülkede, tüccar ve satıcılar tarafından tercih edilmiştir. Balmumu eritme yöntemiyle bronzdan dökülen ağırlıkların içi istenilen ölçüde kurşunla doldurulur ve bir kancayla kantar koluna asılırdı.

Ağırlıklarda kullanılan figürler, çoğunlukla imparator, imparatoriçe ya da tanrıça Athena (Minerva) büstleridir. Erken Bizans döneminde, daha çok imparator veya tanrıça Athena figürleri kullanılırken, 5.yüzyılın ikinci çeyreğinde imparatoriçe büstleri yaygın hale gelmiştir.

İmparator ve imparatoriçe, tanrı ve tanrıça figürlerinin kantar ağırlığı olarak yeğlenmesinin nedeni, bunların satıcılar için doğruluğu ve dürüstlüğü, alıcılar için de güvenilirliği simgelemeleridir

Osmanlılarda Eski Uzunluk Ölçü Birimleri, Uzunluk Ölçüleri, Ağırlık Ölçüleri, Eski ve Yeni Ölçü Birimleri, Eski Ölçü Birimleri, Yeni Ölçü Birimleri, Metrenin Katları ve Askatları, Litrenin Katları ve Askatları
Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim