Mantarların Özellikleri
Mantarlar, yüksek yapılı bitkilerdeki kök, gövde ve yaprak gibi organlara sahip değillerdir. Fakat hücrelerinin etrafında belirli bir hücre çeperinin olması, sporla çoğalmaları ve genellikle hareketsiz oluşları nedeniyle bitkilere benzer canlılardır. Şapkalı mantarların çeşitli türleri ülkemizde doğal olarak yetişir, bazı türleri zehirlidir. Şapkalı mantarlar besin ve ilâç yapımında kullanılmak üzere özel olarak da yetiştirilmektedir.

Mantarların Çeşitleri
Mantarlar maya mantarları, küf mantarları, şapkalı mantarlar ve enfeksiyon yapan mantarlar olarak gruplandırılır.

Maya mantarları; genellikle tek hücreli organizmalar olup, hücre çeperleri kitinden yapılmıştır. Mayaların en önemli özelliği eşeysiz üremelerinin tomurcuklanma yolu ile olmasıdır. Özellikle şekerli ortamlarda, toprakta, hayvan atıklarında bol miktarda görülür. Hamurun mayalanmasında, bira üretiminde maya mantarlarından yararlanılır.

Küf mantarları; çürümekte olan böcek, balık, kuş artıkları üzerinde saprofit olarak yaşarlar. Eşeyli ve eşeysiz ürerler. Besinlerin küflenmesine neden olurlar. Mantarların sporları peynir, salça, ekmek, limon ve yemekler üzerinde çoğalarak besinlerin küflenmesine neden olur.

Şapkalı mantarlar; genellikle ağaç altlarında, çayırlarda yetişen tipik şemsiye şeklinde olan mantarlardır. Bu mantarların zehirli ve zehirsiz türleri vardır. Zehirsiz türlerinin kültürü yapılarak kolayca yetiştirilir. Şapkalı mantarlar; demir, bakır, fosfor, vitamin ve protein açısından zengin olduklarından besin olarak tüketilir.

Enfeksiyon mantarları; insanda ağız ve boğaz hastalıkları, üreme organları ve deride enfeksiyonlara neden olan mantarlardır. Bebeklerde görülen pamukçuk, saç dökülmesine neden olan saçkıran örnek verilebilir.

Mantarların Önemi ve İnsan Sağlığı
Mantarların en önemli görevleri yeryüzündeki madde dönüşümünde rol almalarıdır. Mantarlar, ölü bitki ve hayvan kalıntılarının çürüyerek toprağa karışmasında rol oynarlar. Bitkilerin sonbaharda dökülen yaprakları, mantar ve bakteriler tarafından çürütülerek humuslu organik maddelere dönüştürülür. Oluşan fosfat ve nitrat gibi mineraller bitkiler tarafından alınarak yaşam döngüsüne katılır.

Mantarlar, gıda ve fermantasyon endüstrisi, ilâç sanayii ve çeşitli ürünlerin elde edilmesinde kullanılmaktadır.

Peynir, alkol, ilâç, ekmek yapımında mantarlardan yararlanılır. Ekmek yapımında hamura katılan maya, kimyasal tepkimeler sonucunda karbon dioksit gazının çıkışına yol açar ve hamur kabarır. Bazı maya mantarları da salgıladıkları enzimlerle, glikozu parçalayarak alkole dönüştürürler. Bira ve şarap gibi alkollü içecekler şekerin fermantasyonu sonucu oluşur.

Şapkalı mantarlar, eski çağlardan beri tüketilen önemli bir gıdadır. Mantarın besin değeri oldukça yüksektir. Özellikle içerdiği protein, vitamin ve mineral maddeler mantarın beslen­medeki önemini arttırmaktadır.

Mantarda, mineral maddelerden kalsiyum, demir, fosfor, potasyum ve bakır bulunmaktadır.

Mantarlar, ilâç yapımında da kullanılmaktadır. Çeşitli antibiyotikler, steroit hormonlar, birçok vitamin­ler mantarlardan elde edilen ilâçlardır. Son zamanlarda mantarlar kanser tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Penicillium chrysogenum mantarının ürettiği penisilin antibiyotiği, bakteriyel hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Doğadaki mantarların zehirli ve zehirsiz cinsleri bulunmaktadır. Bu mantarların ayırt edilememesi sonucu zehirlenmelere çok rastlanmaktadır. Bilinçsizce toplanan zehirli mantarların tüketilmesi insanların ölümüne neden olmaktadır. Bu tehlike kültür mantarlarında görülmez. Bu nedenle kültür mantarlarının tüketilmesi gereklidir. Kültür mantarları lâboratuvar şartlarında kolayca yetiştirilebilir. Nemli ve karanlık ortamlarda, gübre ve saman karışımında kolayca yetiştirilen ve zehirleme tehlikesi olmayan önemli bir besin kaynağıdır.

MANTAR VE MANTAR ÇEŞİTLERİ
Ülkemiz sahip olduğu flora ve iklim koşulları nedeniyle değişik ortamlarda yetişen doğa mantarları yönünden oldukça zengindir. Bu nedenle yenen makromantar türleri ülkemizin pek çok yöresinde, yetişme mevsimlerinde toplanarak, ya yemeklik olarak kullanılır ya da ticareti yapılır.

Türkiye, 20 milyon hektarlık orman alanı ve geniş ziraat arazileri ile kırlık araziler bakımından çok geniş bir mantar yetişme ortamına sahiptir. Henüz bu geniş mantar potansiyelinden tam olarak yararlandığımız söylenemez. Ekonomik değeri olan mantar türlerini tanıyıp, korumaya alarak, en iyi şekilde faydalanmanın yollarını bulmak zorundayız. Araştırmalara göre, bugün için 40 civarında yenen mantar türü yemeklik olarak toplanmakta ve bunların içinden 25′e yakını ticarete konu edilip pazarlarda satılmakta ya da yurt dışına ihraç edilmektedir. Aşağıda Türkiye’de yetişen yenilebilir mantar türlerinin bir listesini görmektesiniz.Listedeki mantarlar hakkında ayrıntılı bilgi almak için üzerini tıklayınız…

Mantar Çeşitleri
TÜRKİYE’NİN YENEN MANTARLARI
Kuzu göbeği mantarı
Kuzu mantarı
Domalan mantarı
Sütsüz mantar
Kanlıca mantarı
Tirmit mantarı
Çörek mantarı
Kaypak mantar
Öküz mantarı
Melez mantarı
Doru renkli şişkin mantar
Çam kabara mantarı
Kar çanı mantarı
Bal mantarı
Değişken renkli mantar
Çayır mantarı
Karakız mantarı
İmparator mantarı
Şemsiye mantarı
Posteki mantarı
İstiridye mantarı
Kayın mantarı
Yumurta mantarı
Borazan mantarı
Kıvırcık mantarı
Biftek mantarı
Kükürt mantarı
Pullu mantar
Sığır dili mantarı
Dede sakalı mantarı

Bu mantar çeşitlerinden bir kaçını açıklamaları aşağıda verilmiştir;

Kuzu Göbeği Mantarı

Şapka
Çok değişken büyüklükte olup, genelllikle 4-8 cm. yükseklikte ve 4-6 cm. çapındadır. Şekil bakımından kabaca yumurta gibidir; düzensiz, boyuna yönde düzgün bir sıra oluşturmayan, yuvarlak, biraz uzunca veya köşeli olabilen oldukça geniş, derin olmayan oyukları vardır, oyukların kenarı dolambaçlı sırtlarla ağ gibi görünür, çukur kısımları kırmızımsı sarı renkte, damar gibi çıkıntılar daha sarımtırak, bazan pembe veya kırmızılı zeytin rengindedir. Şapkanın dip kısmı sapa dik olarak oturur.

Sap
Boyu 3-6 cm, eni 1-3 cm arasında değişir. Kuvvetli olup silindir şeklindedir. İçi boştur, fakat düzenli bir boşluk göstermeyip, dibinde daha genişler. Dış kısmı buruşuklu ve uzunluğuna oluklu, yukarı tarafında az olarak kepeklidir. Rengi kirli beyaz, sarımtrak, yaşlanma ile kahverengimsidir. Çok gevrek bir yapıdadır.

Etli Kısım
Mum kıvamında, gevrek ve kırmızımtrak sarı renktedir. Hoş bir tada ve kokuya sahiptir.

Spor İzi
Koyu krem renklidir.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Toprakta, orman açıklıklarında, yol ve akarsu kenarlarında, bitki örtüsü yanmış arazide ilkbaharda, Mart ve Mayıs ayları arasında görülür. Akçaağaç, Fındık, Kayın, Dişbudak ve Karağaçların altında tek tek bulunur

Çok iyi yenen bir mantardır, yavaş pişirildiği zaman çok lezzetli olur. Pişirilmeden önce çok iyi temizlenmelidir. Bir oturuşta çok fazla yenilmemelidir.

Tirmit Mantarı

Şapka
5-15 cm kadar büyüklükte, kuru ve et gibidir, hiçbir zaman yapışkan olmaz. Gençken yarım küre şeklinde tümsek olup olgunlaşınca açılır ve derin olmayan huni şekline dönüşür, üst tarafı düzensiz, dalgalu gibi bir hal alır. Kenarı başlangıçta içeri kıvrıktır, daha sonra düzensiz olarak dalgalı olur. Gençken sarımtırak kahverengi olgunlaşınca kırmızımsı kahverengi olan mantarın iki formu vardır: Kırmızı kahverengi tipi iğne yapraklı ağaç ve kayın ormanlarında yosunlar arasında gelişir, ateş sarısı tipi yalnızca kayın ve meşe ormanlarında bulunur.

Lameller
Gençken sarımsı beyaz turuncu, olgunlaşınca sarı açık kahverengidir, dokunulduğunda kahverengi olur. Bol miktarda beyaz sıvıya sahiptir. Oldukça sık olup sap üzerinde az olarak aşağı devam eder.

Sap
12 cm kadar uzunlukta ve oldukça kalın, sağlamdır. Mum gibi bir örtüsü vardır. Şapka ile aynı renkte veya birazcık daha açık, şapka tarafındaki birkaç santimetrelik kısımda sarımsı, diğer kısımlarında kırmızımtırak kahverenktedir.

Etli Kısım
Gençken yumuşak, beyaz, olgunlukta sünger gibi, katı ve açık sarıdır, daha sonra yavaş yavaş kahverengi lekelilik kazanır.

Spor İzi
Çok açık kırmızımtırak sarıdır.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Temmuz ve Eylül arasında yapraklı ağaç meşçerelerinde bilhassa kayın ormanlarında ve sınırlarında, bazen çam meşçerelerinde gelişir.

Badem gibi latif tadı, balık gibi kokusu vardır. Kolay tanınabilen bir mantardır, bilhassa bol miktarda çıkarılan beyaz sıvısı ile iyi ayırdedilebilir, bu sıvı çok lezzetlidir, renk değiştirmez ve balık kokusundadır. Taze mantar kesildiği zaman bol miktarda beyaz sıvısı akar, halbuki kuru ve yaşlı nümunelerde bu özellik yoktur, yani yaşlı mantar numuneleri beyaz sıvıdan yoksundur. Salamura edilmiş balık gibi olan kokusu, mantar numuneleri öldükçe artar. Yenilebilen iyi bir mantardır, hatta çiğ olarak bile emniyetle yenebilir. Tuzlanıp baharatla muamele edildiği, sıcak yağda kızartıldığı zaman çok lezzetli olur. Kızartılırken lamelleri yukarı gelecek şekilde tavaya konulmalıdır. Çorbalar için de iyidir. Bununla beraber, tadı çok acı olan ve şapkasının ortasında konik bir çıkıntı bulunan Lactarius rufus ile karıştırılmamalıdır, bu mantar zehirli değildir fakat yenmesi lezzet bakımından tavsiye edilmez. Bir lezzet denemesi yapmak üzere latif olduğundan emin olmak için küçük bir parça çiğ olarak tadılabilir.

Kuzu Mantarı

Şapka
Sivrice konik olup, 3-6 cm boy, 2-2.5 cm çapa sahiptir. Boyuna yönde belirgin sıralar halinde görülen paralel sırtlıdır, bunlar enine damarlarla birbirine birleşirler. Renk sarımtrak kahverenginden zeytin yeşili kahverengiye veya koyu kahverengiye kadar değişebilir. Çukur kısımlar genç numunelerde sarımtrak beyazdır, yaşlanma ile açık kahverengi olur. Çıkıntılı kısımlar ise gençken kahverengidir, yaşlanınca koyu kahverengiye dönüşür.

Sap
Boy şapkanın ki kadar, 3-5 cm olabilir, çapı 1.5-2.5 cm kadardır. İç kısmı etsi kıvamındadır, ortası boşlukludur, bu boşluk şapka içinde de devam eder. Dış kısmı beyazımtrak esmerimtrak renkte olup, pürüzlüdür.

Etli Kısım
Yumuşaktır, sap ve şapka içindeki boşluluktan dolayı incedir. Normalde açık renkli olup, ezildiğinde veya koparıldığında kırmızımtrak olur.

Spor İzi
Sarımtrak renktedir.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Kireçli arazilerde, çam meşçereleri altında ve bu ormanların civarındaki çayırlıklarda, çalılıklarda görülür. Çok yaygın olmayan bu mantar, Nisan ve Haziran ayları arasında ortaya çıkar.

Çörek Mantarı

Şapka
10-20 cm büyüklükte, bazan biraz daha geniştir. Yarım küre şeklinde, daha sonra tümsek, nihayet yayvandır. İyi pişmiş, kabarmış çöreğe benzer. Kenarı başlangıçta içeri kıvrıktır. Şapkanın zarı düzgün değil, çıplak ve kurudur. Islak olduğu zaman parlar ve hafif yapışkandır. Rengi çok değişken, kestane kahverengisi veya soluk olabilir. Kenarının rengi hafifçe daha açık olur:

Borucuklar: Sıkı bir şekilde yanyana yer alırlar. Sapa boyları kısalarak bağlanırlar, uzun ve incedirler. Önce boz beyaz daha sonra yeşilimsi sarı, zeytin yeşili rengindedir. şapkadan kolayca ayrılabilirler.

Delikçikler: Küçük ve yuvarlaktır. Önce kirli beyaz, daha sonra sarımtırak, nihayet yeşilimtırak sarıdır.

Sap
Kuvvetli ve katıdır, Çoğunlukla ortada veya aşağıda şişkindir. Gençken dip tarafında şişkin olup daha sonra kalınlık bakımından muntazam olur. 15-20 cm kadar boyda, 3-4 cm kadar kalınlıkta olabilir. Renk bakımından önce beyaz açık bozdur, sonra esmer kahverengiye döner. Yukarı kısmı, ince, belirsiz beyaz soluk renkli damarlı ağ gibi görünüşe sahiptir, bazan bütün yüzeyi böyledir.

Etli Kısım
Gençken sert, beyazımtırak, olgun numunelerde yumuşak, sünger gibi sarımtıraktır. Şapkada dış zarın altına gelen kısımda esmerimtıraktır.

Spor İzi
Sarıdır.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Hazirandan Ağustosa ve Eylülden Kasıma kadar yapraklı ağaçlardan meşe, huş, bilhassa kayın, iğne yapraklılardan çam, bilhassa genç ladin meşçereleri altında ve çevresinde, oldukça asit karakterde topraklarda, ormandaki yol kenarlarında, orman sınırı boyunca, yaprak çürünyüsü üzerinde ekseriyetle çok sayıda bazan tek tek görülür. Hoş kokusu ve fındık gibi, mulayim, hoş ve lezzetli tadı ile yenilebilen en iyi mantarlardan biridir. Kurutularak veya yağ içinde saklanabilir.

Domalan Mantarı

Şapka
Mantar, küremsi, birazca uzun ve armut veya soğan, patates şeklinde, 3 cm kadar ceviz büyüklüğündedir. Yüzeyi derin, dar oluklu, labirent gibidir. Dış kısmı kösele gibi, esnek ve sarı esmer renktedir. Gençken saman rengindedir, daha sonra esmer ve pas rengine değişir. Yüzeyi ince tüylüdür, bilhassa dibinde, bükülmüş yuvarlak, ince esnek iplikler vardır.

Etli Kısım
Yarıklı, katı ve başlangıçta beyazımtraktır, daha yaşlandığı zaman zeytin yeşili kahverengi olur ve lapa gibi bir kitle halinde erir. Kuruyunca oldukça serttir ve renk bakımından sarımtraktır.

Koku
Önceleri zayıftır, daha sonra gübre suyu veya hayvan pisliği gibi fenadır.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Oldukça nadir bulunan bu mantar her yerde yetişebilir. Özellikle kumlu iğne yapraklı ve çam meşçereleri toprağında yapısı toprak içinde olmak üzere gelişir. temmuz-Ekim ayları arasında görülür.

Domalan mantarının bir başka türü de aşağıda resmini gördüğünüz, Rhizopogon rubescens olarak adlandırılan mantardır. Bu mantar da toprak içinde gelişir.

Bu Domalan mantarı türünde; Mantar toprağa tamamen gömülü veya kısmen dışarı çıkmış olabilir. Büyüklüğü 4 x 7 cm kadardır. Düzensiz şekilde küre gibidir. Toprak altında iken genç mantar saf beyazdır, bastırılan kısımları gül rengi ila pembeye döner. Toprak dışına yeni çıkartılanlar önce beyazdır, daha sonra yukarı kısmı zeytin yeşili lekeli sarımtrak, aşağı kısmı beyazımtrak olur, yaşlı nümuneler daha da koyulaşır, kuruyunca kahverengi veya siyah lekeli esmer bir renk alır.

Dış Kısım: Yüzey hemen hemen düzgündür, fakat bazı sırtlar, kanallar ve çöküntüleri vardır. Yarım milimetre kadar kalınlıkta, taze iken saf beyazdır, kesildiği zaman et gibi pembeye veya gül rengine döner. Yapışkan olmayıp, birçok kahverengi kristaller ve sıkı şekilde bir araya gelmiş ipliklerden ibarettir.

İç Kısım: Taze iken saf beyazdır, bastırıldığı zaman pembemsi olur, ancak zaman gelince kesilen kısımlarda pembelik kaybolur ve yaşlı nümuneler kesildiği zaman soluk kahverengileşir, kuruyunca soluk zeytin yeşili rengini alır. Oldukça katı ve dayanıklıdır. Önceleri tadı ve kokusu yoktur. Kurutulanlar da kokusuzdur, kendi kendine yok olmakta olan nümuneler çürümekte olan elma veya çilek gibi güzel bir kokuya sahiptir ki bu durumda mantar böcekler tarafından istila edilmiş haldedir.

Spor izi: Açık esmerimtrak sarıdır.

Yetişme Yeri ve Zamanı: Kışın ve sonbaharda, kumlu çıplak topraklarda ve- ya ince çayırlıklarda, daima çam, sedir ve meşe ağaçlarına yakın ve bunların altındaki toprak üzerindeki gevşek ölü yaprak tabakasının hemen altında gelişir.

Kaypak Mantar

Şapka
Koni şeklinde, yarım küre gibi tümsektir, daha sonra yayvanlaşır. Tutkallı denecek derecede yapışkan, parlayan bir örtüsü vardır, bu, ince zar halinde kolayca soyulabilir, yağmur ile yıkandığında lifsi ışınsal çizgili-yollu görünüm alır. Renk bakımından kestane renginden koyu morumtrak hahverengiye değişir, nadiren koyu sarıdır. Gençken sapa zar gibi bir örtü ile bağlıdır, bunun kalıntısı önce beyaz sonraları morumsu kahverengi bir yüksük halinde sapın üzerinde kalır.
Borucuklar: Kısadır ve delikçikler yüzeyi olarak sapa geniş oturur. Önceleri yumurta sarısı, daha sonra limon veya zeytin yeşili rengindedir.

Delikçikler: Önce zarımsı beyaz bir deri ile örtülüdür, bu örtü mantar geliştikçe şapkanın kenarından kopar ve delikçikler açığa çıkar: Renk sarıdır ve değişmez, olgun numunelerde sarımtrak zeytin yeşili rengindedir.

Sap
Gençlikte dibi, yukarısından daha incedir; yaşlanınca silindir şeklini alır; orta derecede kalındır. Gevşek bir yüksüğü vardir, yüksüğün üst tarafı beyazdır, yaşlanma ile aşınıp kaybolur. Yüksüğün yukarısında kalan sap kısmı sarı ve kahverengi tanecikli, aşağısındaki kısmı beyaz veya siyahımsı kahverenklidir.

Etli Kısım
Beyazımtraktır, sonraları limon sarısı renk alır, dip kısımda pembemsidir, bu renkler değişmez. Sulu ve yumuşak kıvamdadır.

Spor İzi
Sarımtrak esmer, çamur renklidir.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Hazirandan Ekime kadar iğne yapraklı, bilhassa çam meşçereleri altında ve kenarındaki çayır, yosun ve eğreltiler arasında çok sayıda kümeler halinde görülür. Orta derecede yaygın olan bir mantardır. Etli kısmın kokusu meyveye benzer, lezzeti mulayimdir. Bilhassa genç numuleri yemek için iyidir.

Sütsüz Mantar

Şapka ve Lameller
Büyüklüğü 5-15 cm arasında değişir. Topraga yakın büyür ve üzerine yapışık olarak toprak, çayır ve yapraklar bulunur. Yapışkan, huni gibi, ortası çukurdur, kenarı uzun zaman içeri kıvrık kalır. Genç halinde beyazımtıraktır, yaşlanınca sarımtrak esmer lekeli bir hal alır. Lameller çok sayıda olup dar, kalın, kısmen dallanmıştır, sap üzerinde belirgin bir şekilde aşağı devam eder. Gençken beyazımsıdır, bastırılan kısımlar esmerleşir, hafifçe mavi-yeşil renklidir, yaşlanınca kahverengi lekelilik kazanır.

Sap
Sarımtrak beyazdır, deniz yeşili veya pas gibi lekeleri bulunur, uzunluğu 5 cm kadar olup dipte incedir, şapkaya doğru kalınlaşır.Kokusu belirgin olarak balık gibi, tadı önceleri mülayim, sonra keskin ve acıdır.

Etli Kısım
Beyaz, gevrek ve oldukça katıdır.

Spor İzi
Parlak beyazdır.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Hem iğne yapraklı hem yayvan yapraklı ağaçlıklarda yaygın ve bol olarak Temmuz ve Ocak ayları arasında gelişir.

Öküz Mantarı

Şapka
4-10 cm büyüklüğündedir. Önce tümsektir, daha sonra yayvanlaşır. Düz ve yapışkandır. Renk bakımından kırmızımtrak kösele gibidir, aşağıdan bakıldığında kenarı beyazdır.
Borucuklar: Sarımtrak yeşildir, daha sonra pas rengine döner, nihayette zeytin yeşili esmer olur. Sap üzerinde az olarak devam eder.

Delikçikler: Geniş ve köşelidir, ışınsal olarak dizilidirler. Herbiri 3-4 adet daha küçük odacığa ayrılmıştır.

Sap
Önce ve düzgündür, yukarı doğru hafifçe kalınlaşır. Renk bakımından soluk esmerdir. Boyu 5 cm, kalınlığı 1 cm kadardır.

Etli Kısım
Sarıdan pembemsi kırmızımsıya kadar degişir. Oldukça kuvvetli bir kokusu vardır.

Spor İzi
Sarı, pembemsi yeşilimsidir.

Yetişme Yeri ve Zamanı
İğne yapraklı ağaç meşçerelerinde bilhassa çam altında çok sayıda ortaya çıkar. Temmuzdan Kasıma kadar görülebilir. Tadı mulayim, kokusu hoş ve meyvemsi olan bu mantar yeme bakımından gençken iyidir, fakat hemen böcek kurtları ile dolar. Kesildiğinde böcek kurtlarının açtığı oyuklar kolayca görülebilir. Yaz sonları ve sonbaharda ortaya çıkan bu mantar, yapışkan şapkası, sap üzerinde devam eden borucukları, geniş köşeli delikçikleri ile tanınabilir.

Kanlıca Mantarı

Şapka
Büyüklüğü 5-15 cm kadardır. Mantar gençken ortası hafifçe çukurdur, kenarı içeri kıvrıktır, büyüdükçe ortası daha da çukurlaşarak hemen hemen huni şekline döner. Renk turuncudur, açık sarıdan erik sarısına kadar değişir, kenarda 1 milimetre genişlikte halka halinde açık parlak sarıdır ve belirgindir. Genel görünüşle turuncu ve sarıdan ibaret halkalıdır. Yeşil renkleme yoktur.

Lameller
Başlangıçta kırmızımtırak sarı beyaz, daha sonra açık portakal rengi tonundadır. Sapa doğru kıvrımlı şekil alır, sap üzerinde birazcık devam eder.

Sap
3-6,5 cm boyunda 0,8-2,5 cm kalınlığında, silindir şeklindedir. Renk bakımından portakal sarısı, dip kısmında kırmızımtırak sarı beyaz, yukarı kısmında şarap kırmızısı turuncudur. Sapın etli kısmı kırmızı-pembedir ve koparıldığında turuncu renkte bir sıvı çıkarır. Gençken içi dolguludur, daha sonra şapkaya kadar olan alt kısımda boşlukludur.

Etli Kısım
Kırmızımtırak sarı beyaz renkli, meyve kokulu ve yumuşak, sünger gibidir.

Spor İzi
Parlak kırmızımtırak sarı, tunç rengindedir.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Çam meşçerelerinde ve çam ormanı açıklıklarında, çayırlıklarda, Avrupa’da yapraklı ağaç ormanlarında, ilkbahar ve sonbaharda yağmurlardan sonra görülür. Mantar gençken, kırılıp koparıldığı yerinden portakal renkli bir sıvı çıkarır, bu sıvı hava ile temas edince kırmızı olur, iki saat sonra kırmızımtırak portakal esmeri renk alır ve acıdır. Mantarın tadı acıdır fakat nahoş değildir, lezzetlidir.

Melez Mantarı

Şapka
Yarım küre veya çan şeklinde, 5-15 cm büyüklügündedir, daha sonra merkezinde hafif bir kubbe bırakarak yayvanlaşır. Bilhassa rutubetli havalarda yapışkandır. En dış örtüsü kolayca zar gibi soyulabilir. Zar gibi ince bir örtü ile sapa baglanır, bu örtü daha sonra sap üzerinde bir yüksük halinde kalır. Şapka altın rengi, limon rengi, turuncu sarı, turuncu veya turuncu esmerdir.

Borucuklar: Kısa boylu, gençken limon renkli, kükürt renkli, sarıdır, daha sonra zeytin yeşili olur. Delikçik yüzeyi sapa dik, borucuklar geniş olarak baglanır veya sap üzerinde birazcık aşagı devam eder.

Delikçikler: Küçük ve yuvarlak, daha sonra köşelidir. Renk bakımından kükürt rengi sarı, daha sonra zeytin yeşilidir. Yaralanınca kırmızımtrak esmer olur.

Sap
Çabucak aşınan krem renkli bir Yüksüğü vardır ve beyaz veya sarımtrak örtünün kalıntısı olarak bir bütün halindedir. Boyu uzunca, düzenli kalınlıkta ve dolguludur. Sarıdır, fakat çabucak pas rengine benzeyen esmere döner. 5-10 cm uzunluktadır. Yüksüğün yukarı tarafında kalan kısmı ya kahverengi tanecikli yahut da belli belirsiz aglı gibidir.

Etli Kısım
Katı ve altın sarısı rengindedir, yumuşak ve süngerimsi sulu hale gelir, dokunulunca kırmızımtrak kahverengi olur.

Spor İzi
Sarımtraktır.

Yetişme Yeri ve Zamanı
Haziran ve Kasım ayları arasında teşvik edici şartlar altında melez ve yapraklı agaç meşçerelerinde, hem vadilerde hem de yamaçlarda tek tek ve nadir olarak görülür. Tadı mulayim, ekşi,iyi; kokusu hoş, biraz reçineye benzer. Şapkanın dış derisi soyulmalıdır, çünkü öyle yapışkandır ki dokundugu her şeye yapışır. Bununla beraber, genç numunelerin dış kısmını soymak oldukça zordur, bu sebebten hiç olmazsa silinmelidir. Mantar salamura kurma, çorba ve salça için en uygun malzemedir, yumurta ile de kızartılabilir.

ZEHİRLİ MANTARLAR
Ağulu mantar
Yalancı dede mantarı
Al sinekçi mantarı
Ölüm Meleği

Ağulu mantar
Zehirli bir tür olan bu mantar, yurdumuzda yetişen “Cüce kız, Meşe mantarı, Horoz mantarı” olarak tanınan Cantharellus cibarus ile karıştırılabilir. Fakat bu tür daha yumurta sarısı renkli, üzeri yağlımsı gibi, lamellerinin çatallı ve aralarının birleşmiş olmasıyla ayırt edilir.

Şapka, 7-10 cm, konveks, sonra huni biçimli, üst yüzeyi portakal sarısı, ipek gibi parlak, dalgalı, yaşlılarda portakalımsı-kahverenklidir. .

Lameller; değişik uzunluklarda, eşit değil, sık, yaklaşık 5-6 mm. eninde, ince, sapa dekurrent olarak bağlanır. Sarımsı turuncu renkli, parlak, kenarları akut, genellikle diğer kısımlara rağmen daha koyudur. Taze mantarlarda lameller üzerinde biriken spor tozları, çoğu kez karanlıkta luminisans etkisi gösterir.

Sap, 7-15 x 1-2 cm. olup, silindirik, dibe doğru biraz incelerek devam eder, şapkaya doğru çoğu kez eksantrik olarak bağlı, sıkı yapılı, içi dolu, lifsi, lamellerle aynı renktedir. Bu mantar, yaz başından sonbahar sonlarına kadar bilhassa yapraklı ağaçların kütükleri üzerinde gruplar halinde ortaya çıkar. Özellikle zeytin ağaçları üzerinde bu mantarı görmek mümkündür.

Bu mantar nedeniyle oluşan zehirlenme olaylarında belirtiler, sindirimden sonra 30 dakika ile 3 saat arasında ortaya çıkar. Ağır ve şiddetli mide bulantısı, kusma, ishal ve karın ağrıları tipik belirtilerdir. Bunun yanısıra, terleme, tükürük, gözyaşı ve bronş salgılarında artma, bronkospazm, myosis, görme bulanıklığı, hipotansiyon ve bradikardi gibi belirtiler görülür. Bu mantar, İzmir, Manisa, Bursa, Çanakkale, Balıkesir, Elazığ gibi illerimizde yetişen yaygın bir türdür.

Yalancı dede mantarı
Tehlikeli ve öldürücü bir mantardır. Halk arasında “dede mantarı” olarak bilinen yenilebilir mantarlar ile karıştırılabilir.

Şapka, 3,5 cm çapında küremsi, biraz dışbükey, mantar olgunlaştıkça düzlemsel bir hal alır. Kenarları ince olup, eğik değildir. Kutikül yapışık kurudur. Şapkanın merkezinde konsantrik durumlu kestane renkli pullar bulunması tipik olup, şapkanın rengi kırmızımsıdır.

Lameller; sıkça dizilidirler, 5-10 mm. genişlikte, nazik ve sapa kadar ulaşır. Renk beyazımsıdır. Sap; 3×0.6 cm., şapkadan ayrılabilir. Bazen üstte ve altta biraz daralabilir, sap lamellerin altında vazo gibidir. saplarında ortaya yakın yerbir yerde annulus bulunmaktadır. Fakat bu annulus mantar yaşlandıkça kaybolur. Kalıcı değildir.

Yazın ve sonbaharda, havuz kenarlarında, parklarda, yol kenarlarında, otların arasında, yaprak altlarında bulunur. Genellikle bol yağışlı mevsimlerde çayırlarda görülür. Falloides zehirlenmesi tipine yol açan amatoksinleri ihtiva eder.

Bu mantar nedeniyle oluşan zehirlenme olaylarında belirtiler, 6-24 saat sonra ortaya çıkar. Bu belirtiler, karın ağrıları, bulantı, kusma ve ishal şeklindedir. Zehirlenmede önce kısa bir hafifleme görülür, sonra ağrılar tekrarlar, karaciğer görevini yapamaz hale gelir. Ayrıca böbrekler zayıflar. Sonuçta komadan sonra genellikle ölüm gelir… Şu ana kadar yalnızca Bursa yöresinde görülmüştür.

Al Sinekçi Mantarı
İbotenik asit, müsimol gibi zehirli bileşikler içeren zehirli bir mantardır. Pantherina sendromu zehirlenmesine yol açar. Yarattığı delilik krizleri 4-6 saat sürer. Bu mantardan etkilenenlerde; ruh halinin değişmesi, (keyifli veya kaygılı durum), nedensiz gülme, hayal görme, konuşma güçlüğü, kas spazmları, görme ve işitme bozukluğu, yorgunluk gibi belirtiler görülür. Bu mantardan zehirlenmelerde ölüm olayı nadirdir, özellikle küçük çocuklarda tehlikeli olabilmektedir.

Ölüm Meleği
Ülkemizdeki ölümcül zehirlenmelerin neredeyse % 95 inden sorumlu, son derece zehirli ve tehlikeli bir mantardır. Bu mantara yaz başlarında ve sonbahar aylarında ormanlarda çok sık rastlanır. Mantarın içerdiği amanitin maddesi, sindirildikten 8-12 saat sonra ilk belirtilerini gösterir ve karaciğer-böbrek metabolizmasını yok eder. Zehirine karşı henüz bir ilaç geliştirilememiştir. Bu mantarın bir kişiyi öldürmesi için 20-25 gram tüketilmesi yeterli olmaktadır.

BU MANTARDAN UZAK DURUN !
Bu mantar; 1994 yılı Kasım ayında, İstanbul’da seri zehirlenmelere yol açmış ve 20′den fazla insanımızın ölmesine neden olmuştur.

Mantarlar, Mantarların Genel Özellikleri, Mantarların Özellikleri, Mantar Çeşitleri, Mantar Türleri, Mantar,
Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim